Archive for Aralık, 2011

‘Risk değerlendirmesi kârsızlığı çözer’
Sektörün kârsızlık sorununun giderek arttığını belirten Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Oğuz, “Doğru risk değerlendirmesi ile sektörde yaşanan zarar önlenebilir” şeklinde konuştu.
Türk sigorta sektörü büyümeye devam ediyor. Poliçe sayısı, sisteme giren kişi sayısı ve prim üretimi artarken, kârlılık ise giderek azalıyor. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Oğuz da sektörde yaşanan bu sorunun doğru risk değerlendirmesi ile çözülebileceğini söylüyor. Oğuz, “Risk değerlendirmesini iyi yapan ve doğru riske doğru fiyat verilmesini sağlayan tarife modelleri ile sektörün zararı önlenebilir” diyor. Otomotiv sektöründe 2011 yılında yaşanan canlanmaya paralel olarak araç sigortalarına olan talebin arttığını söyleyen Oğuz, “Sektörün lokomotif branşları olması nedeniyle, kasko ve trafik branşlarında, fiyata dayalı rekabetin devam ettiği görülüyor. Toplam portföyden pay kapma yarışının prime olumsuz etkisi izlenmekle birlikte, kasko sigortasındaki toplam büyüme teknik sonuçlara olumlu yansıdı” diye konuşuyor. Oğuz, kasko sigortalarındaki olumlu yansımanın sebebini, prim üretimindeki büyümenin yanı sıra doğru tarife modelleri ile riske uygun prim tespit etme konusundaki çalışmalar olarak gösteriyor. Trafik Sigortası’nda ise serbest tarifeye geçiş ile birlikte, risk primi hesaplamak için sigorta şirketlerine farklı parametreler uygulama imkânı doğduğunu ancak değişikliğin sonuçlarının iki yıldan önce etkisini göstermesini beklemediklerini belirten Oğuz, “2011 yılı prim üretimi sıralamasında ilk 10′da yer alan şirketlerin sonuçları incelendiğinde, zararın yarısından fazlasının bu şirketlerden kaynaklandığı görülüyor. Bu sonuç, serbest tarifeye geçişin aynı zamanda bu branşta fiyat rekabetini de arttırdığını gösteriyor. Trafik Sigortaları’nda zararın önlenmesi için, risk değerlendirmesini iyi yapan ve doğru riske doğru fiyat verilmesini sağlayan tarife modellerinin kullanılması gerektiğini düşünüyoruz” diyor.

Devamı için tıklayınız »

Mehmetçik Sigorta yeni binasında
TSK Mehmetçik Vakfı’nın ortaklar kurulu başkanlığını yürüttüğü Mehmetçik Sigorta Limited Şirketi çok sayıda davetlinin katıldığı bir açılış töreniyle 27 Aralık tarihinde yeni hizmet binasına geçti. Açılış töreninde bir konuşma yapan TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürü ve Mehmetçik Sigorta Şirketi Ortakları Kurulu Başkanı (E) Tümgeneral Salih Güloğlu, TSK Mehmetçik Vakfı’nın düzenli gelir kaynağına sahip olmak amacıyla şirketleşmeye önem verdiğini belirtti. Bunun sonucu olarak 2000 yılında Mehmetçik Sigorta Şirketi’nin kurulduğunu bildiren Güloğlu, şirketin elementer ve bireysel emeklilik alanında acente faaliyetleri yürüttüğünü hatırlattı. Güloğlu, “Mehmetçik Sigorta Şirketi 40 kişiye iş imkânı sağlamış, 2010 yılında 783 bin TL kurumlar vergisi ödemiştir. Şirketin ana hedef kitlesi Türk Silahlı Kuvvetleri personelidir. İşbirliği içerisinde olduğumuz sigorta şirketleri, Türk Silahlı Kuvvetleri personeline özel avantajlar sunmaktadır” dedi. Mehmetçik Sigorta Şirketi bundan böyle Nenehatun Caddesi No: 55 Gaziosmanpaşa/ANKARA adresindeki binasında hizmet vermeye devam edecek.

VAN yaz, 6565’e gönder, sallanmaya başla!
Deprem hasarlarının ekspertizi bilinen tüm hasar saptama yöntemlerinden çok daha farklıdır. Tüm sigortalı kıymetler ve sigortaya konu tüm hususlar her zaman ve her şekilde değişik hasarlar oluşturur. Deprem hasarlarının inceleme güçlüğü çok farklıdır. Tamamen yıkılmış bir binada tespit yapmak sanırım en kolay olandır. Çok inceleyecek bir şey kalmaz ve risk de yoktur. Ancak asıl sorun az hasarlı ve orta hasarlı bina ve içindeki kıymetleri incelemek olsa gerek. İncelemek için binaya güvenlik nedeniyle girmek tedirgin edici. Sigortalılar psikolojik etkileşim içinde olduklarından zaten girmiyorlar. Ancak bir şekilde bina içine girerek hasarları incelemek, değerlendirmek ve resimleri de çekmek gerek. Nasıl olacak? Hele ki Van’da. Van hasarları için şehirde bulunduğumuz süre içinde 5.000’den fazla deprem oldu. Bunların 20’ye yakını ciddi hissedilen depremdi. Böyle bir ortamda bakın neler oluyor… Devamı için tıklayınız »

Restorasyon işinde ‘ucuz etin yahnisi’ biraz pahalı olmuş
Pazarda pay elde etmeye çalışan küçük asistans şirketlerinin restorasyon işine giren yan kuruluşları da pıtrak gibi çoğaldı. Dünyanın dev restorasyon şirketleri ülkemizde yatırım yapıyor. Bunların peşinden giden restorasyon hizmetini firma logolu mont giymekten ibaret sanan bu küçük şirketlerimizden biri yaptığı işi eline yüzüne bulaştırmış. Söylentiler şöyle: Türkiye’nin en büyük sigorta şirketlerinden biri Antalya’daki endüstriyel bir hasar için restorasyon firmalarından fiyat teklifi almış. Nalburdan bozma şirketimiz diğerlerinin neredeyse yarısına bir teklif vermiş. Sigorta şirketimiz de fiyatı uygun olan bu restorasyon şirketine “denemek için bir seferlik bir iş vereyim” demiş. Sonuç mu? Sigortalı aldığı hizmetten memnun olmadığı için davacı olmuş, iş mahkemede. Yani ucuz etin yahnisi şirkete pahalıya mal olmuş.

TARSİM çiftçilere 489 milyon lira ödeme yaptı
Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) Adana’da 2011 yılındaki doğal riskler sonucu bitkisel ürünler, süt ve besi sığırları ile küçükbaş hayvanların hasar görmesi sonucu tazminatları ödenen üreticilere sembolik çek verildi. TARSİM Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Dadak, devlet destekli tarım sigortaları çerçevesinde poliçe sayısının 1 milyon 755 bine ulaştığını söyledi. TARSİM olarak yaklaşık 250 bin hasar dosyası için 489 milyon lira ödeme yaptıklarını vurgulayan Dadak, hasar tespiti yapılan dosyalar için de yakın zamanda 54 milyon liralık ödeme daha yapılacağını kaydetti. Dadak, Adana’da da ürünü hasar gören üreticileri yalnız bırakmadıklarını vurguladı. Dadak,”Adana’da 2006 yılı sigorta sisteminin başlangıcından beri 17 bin 168 poliçe düzenlendi. 5 bin 586 adet de hayvan sigortalanmıştır. Adana’da üreticilere 13 milyon 404 lira hasar ödemesi yaptık. Üreticilerin mağduriyetini giderdiğimiz için TARSİM olarak mutluyuz. ”TARSİM Genel Müdürü Bülent Bora da, Adana Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdür Vekili Ömer Akmaz’ın da katıldığı toplantıda hasar ödemesi yapılan bazı çiftçilere sembolik çek verildi.

SBM çağrı merkezi hizmete girdi
Sigorta Bilgi Merkezi (SBM), geçtiğimiz günlerde hizmet kalitesini artırmak, sigortalı ve sektör paydaşlarına daha iyi hizmet verebilmek amacıyla, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Çağrı Merkezi’ni kurduğunu açıklamıştı. 23 Aralık tarihinde çağrı merkezi hizmete girdi ve acenteler, eksperler ve sigortalılardan gelen çağrılara cevap verilmeye başlandı. Pazartesi – Cuma günleri 08:00-19:00 saatleri arasında, Cumartesi günleri ise 10:00-19:00 saatleri arasında hizmet veren çağrı merkezine (0212-0216) 911 0 911 numarasından ulaşılabilir.

2011, ‘doğal afet’te tarihin en kötüsü
Swiss Re, bu yıl yaşanan felaketlerden doğan zararın bugüne kadar kaydedilmiş ikinci en yüksek zarar miktarı olduğunu açıkladı. Swiss Re’den yapılan açıklamaya göre dünya sigorta sektörüne bakıldığında doğal afetler ve insanın neden olduğu felaketler 2010 yılında 48 milyar dolara tekabül ederken, miktarın 2011 yılında 108 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Yalnızca doğal felaketlerden oluşan hasarların maliyeti 2011’de 103 milyar dolar iken geçen yıl 43 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmişti. Bu yılın rakamları yalnızca 2005’de Katrina, Wilma ve Rita kasırgaları olduğunda aşılmış, 123 milyar dolara ulaşmıştı. Bu kasırgalar da hasarın 100 milyar dolardan fazla bir kısmına tekabül ediyordu. Reasüransçılar 2011’in tarihte felaketlere bağlı ekonomik kayıpların en yüksek düzeyde yaşandığı yıl olduğunu kaydetti. Insurance Times

BES’çiler vergi teşviğinde genişleme bekliyor
Bu yıl hükümet programına da giren Bireysel Emeklilik Sistemi’yle ilgili vergisel teşvik beklenirken, sektörün genel arzusu ise, vergi avantajından gelir vergisine tabi olan herkesin yararlanacağı bir sistemin getirilmesi yönünde.
Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki (BES) fon büyüklüğü 16 Aralık itibariyle 14.2 milyar lirayı aştı. Sistemdeki katılımcı sayısı ise 2 milyon 644 bini buldu. Böylece, yılbaşından bu yana fon büyüklüğü yüzde 18.7, sisteme üye olan kişi sayısı ise yüzde 15.8 oranında arttı. Sektörün 2012’de bu yılki ivmeyi sürdürmesi bekleniyor. Bu yıl hükümet programına da giren BES’le ilgili ekonomi yönetiminin vergisel teşvik getirmesi bekleniyor. Sektörün genel beklentisi ise, vergi avantajından gelir vergisine tabi olan herkesin yararlanacağı bir sistemin yapılması yönünde. Mevcut uygulamada, kişiler ödedikleri primleri çalıştıkları insan kaynaklarına veya muhasebesine veriyor. Kişinin vergi dilimine göre, bu avantaj maaşa yansıtılıyor. Örneğin, aylık 200 TL prim ödeyen bir kişi yüzde 15’lik vergi dilimindeyse maaş hesabına 30 TL yatırılıyor. Yeni uygulamada ise vergi avantajı maaş hesabına değil kişinin emeklilik hesabına yatırılacak. Yani, 200 TL ödeyen kişinin bireysel emeklilik hesabına yatırılan para 230 TL olarak görülecek.

Devamı için tıklayınız »